Pırlanta

Elmas ile pırlanta farklı taşlar olarak bilinseler de aslında ikisi de aynı taşlardır. Elmas, pırlantanın kesilmemiş, ham halidir. Ham olan elmasın uzman kişiler tarafından kesilip, cilaya büründürülmesiyle de pırlanta meydana gelir. Günümüzde pırlanta, evlilik tekliflerinin vazgeçilmez ismi. Şıklığı, zarafeti, çekiciliği ve eşi benzeri olmayan güzelliği ile kadınların tek tercihi.
Aslına bakarsak pırlanta’nın hikayesi bundan yüzyıllar öncesine dayanıyor. Mısır’daki bir inanışa göre, sol elin dördüncü parmağında bulunan damar doğrudan kalbe ulaşıyor. İşte tam da bu yüzden olsa gerek ki bundan yüzyıllar önce Avusturya Arşidükü Maximilian, güzeller güzeli nişanlısı Burgonya düşesi Mary’e tam da nişanı sırasında bir tek taş yüzük hediye ediyor ve yüzüğü inanış doğrultusunda düşesin sol elinin dördüncü parmağına takıyor. İşte bu inanış yüzyıllar öncesinden başlayıp günümüze dek geliyor. Günümüzde de halen varlığını sürdürmeye devam ediyor.
Pırlanta, yıllara hatta yüzyıllara meydan okuyan zarafeti, kendine özgü çekiciliği ve göz kamaştıran görselliği ile günümüzde kadınların vazgeçemediği en önemli mücevherlerden bir tanesi. Aşk ve kalıcılığın simgesi olması da onu diğer mücevherlerden farklı kılan en önemli özelliklerden sadece biri. Yüzyıllar öncesinden günümüze gelmeyi başarabilen nadir mücevherlerden biri olan pırlanta güzelliği ve zarafeti ile olduğu kadar fiyatıyla da insanları etkilemeyi başarabiliyor. Günümüzde hemen her bütçeye göre pırlantalar mevcut. Yani değer verilen, özel olduğu vurgulanmak istenen her kadın kolayca pırlanta sahibi olabilir.
Pırlantada taşın boyutuna göre olan montür, yani taşın yerleştirildiği çerçevenin seçimi oldukça önemlidir. Doğru seçilen bir montür taşı daha büyük gösterirken yanlış seçilen bir montürde taş kendini gösteremeyebilir. Bu yüzden pırlanta yapımında montüre ayrı bir önem verilir. Bir pırlantanın fiyatını ise renk, kesim, ağırlık ve berraklık derecesi belirler.