Astrolojiye Göre Doğum Saati Önemli Mi ?

Astrolojiye Göre Doğum Saati Önemli Mi ?

Astrologlar sizin doğum haritanıza bakarken genellikle önce doğum tarihinizi, ardından saatini, sonra da doğum yerinizi sorarlar. Doğum saatinizin neden sorulduğunu merak ettiniz mi? astrolojiye göre doğum saati önemli mi? Kişinin doğduğu gün ve ay burcunu belirlerken doğduğu yıla göre diğer gezegenlerin pozisyonu belirlenir. Fakat doğum saati bilinemezse kişinin yükselen burcu ve ev yerleşimleri bilinemez ki bu da kişi hakkında öngörüleri çok ama çok zayıflatır. Kişinin doğum saati bilinmiyorsa astrologlar çeşitli yöntemler kullanarak kişinin doğum saatini bulabilirler.

Astrolojiye Göre Doğum Saati Önemli Mi ?

Her gün 24 saat toplam 12 yükselen burca ikişer saat olarak ayrılmıştır. Yani 12 Temmuz tarihinde sabah 5’te doğan kişinin yükseleni ile akşam 5’te doğan kişinin yükseleni tamamen farklı olup aynı yıl doğmuş olsalAstrolojiye Göre Doğum Saati Önemli Mi ? ar da çok farklı özelliklerde olan kişiler olacaklardır.

Güneş burcu bizim hayat amacımızı belirler. Yükselen burcumuz ise auramızı belirler. Örneğin burcu Başak olan bir kişi hayatta maddi güvence ve huzur ararken yükselen burcu akrep onu dışarıya çok daha çekici bir hale getirir ve ona doğal bir manyetizma verebilir.

Güneş burcu ile yükselen burcu zıt olan kişiler; örneğin güneş boğa yükselen akrep gibi. Bu tip kişiler çok güçlü kişiler olurlar. Eğer özelliklerini taşıyamazlarsa tam tersine silik olacak olmalarına rağmen kişiliklerini iyi gizlerler, hedeflerine iyi ulaşırlar ve kendilerini eğitmekte başarılıdırlar.

Güneş burcu ile yükselen burcu aynı element olan kişilere içi dışı bir diyebiliriz. Bu kişilerin davranışları ile içsel özellikleri uyumludur. Yanlış tanımışım dediğiniz kişiler olmaz. Ayrıca doğum saati evlerin pozisyonunu da belirleyeceği için 2’şer saatlik aralıklar bile doğum haritasında yeterli olmayabilir. Çünkü bu evlerin pozisyonlarını belirler. Bazen yarım saatlik aralıklar yüzünden kişinin haritasında mars baskısı, boşanma parametreleri gibi çok önemli ayrıntılarda ciddi yanlışlıklar olabilir. Bu da kişinin doğum haritasını yorumlarken yanlışlıklar yapılmasına neden olacaktır.

Mağaza İçi Dekorasyonda Zemin

Mağaza İçi Dekorasyonda Zemin

Mağaza içi dekorasyonda zemin yansıtıcı olmalıdır. Parke tarzı zeminler mat bir görüntü ve çabuk yıpranmadan dolayı tercih edilmemelidir. Seramik gibi parlatılmış yüzeyli malzemelerin kullanılması büyük bir avantajdır. Seramiklerin boyutlarının renklerinin değişebilir olmasından kaynaklanan 100 den fazla dekorasyon önerisi vardır. Sesin ve görüntünün yansıtılmasında büyük bir role sahip olan seramik dışında kırılmaz cam yüzeyler kullanılmalı ve eğer istenilirse altına su, kum, çakıl taşı gibi farklı dokular eklenerek kullanılması oldukça hoş bir görüntü yakalayacaktır.

Zeminlerin ham bir duvar tavan ile birleşmesiyle mekânların oluşmasında etmen olan bu dekorasyon ürünü, renk olarak ta mağazayla bir bütün olmalıdır. Siyah, kahve, kendinden desenli krem renkleri Mağaza İçi Dekorasyonda Zemin olarak karşımıza farklı renk Mağaza İçi Dekorasyonda Zeminskalasıyla göz önünde tutulmalıdır. Renkler öyle bir geçiş olanağı sağlar ki mekân da hem zıtlığı hem uysallığı hem de farklılığı sağlamamızı kolaylaştırır. Açık renkler kullanan mağazalar da sert bir renkte zemin yapmak mekânı kısabileceği gibi duvar ve zemin arasında sadece ton farkı kullanılarak hafifçe akışı sağlamak daha düzgün bir görüntüye ulaşmamızı sağlayacaktır.

Zeminler de köşeli bir anlayış ile hareket etmeliyiz. Bizi mağazanın en uç kısmına kadar itmeye zorlar bu tarz zeminler bir akış sağlar. Girişte büyük içeriler de hafif küçülen seramiklerden taş parkelerin çizgilerinden doğan içeriye adım atma isteğimizi canlandıran bu küçük önerilerden de yararlanabiliriz. Zemin duvar tavan üçlüsünü aynı renk yapıp zeminde parlak yüzeyler kullanmak birden fazla sezonu kaldırabilecek bir mağaza portföyüne ulaşmanızı da sağlayacaktır.

Mağaza içi dekorasyonda zemin tamamlayıcıdır. Bu yüzden zeminde kullanacağınız doku, renk, yüzey, şekil, malzeme gibi birçok anlamda ürün çokluğu bulunan bu uygulama göz yormamalı fakat dikkat çekici ve çarpıcı olmalıdır. Zeminde halı kullanılması da çıplaklığı örtecektir fakat mağazalarda kirli bir görüntü oluşturacağından halı görünümlü seramik gibi ürünleri seçerek çıplaklığı gidermiş ve farklı bir bakış açısı yakalamış olacaksınız.

Uluslararası İnşaat Fuarları Hangileridir ?

Uluslararası İnşaat Fuarları Hangileridir ?

Yapı ve inşaat kapsamlı fuarlar uluslararası düzeyde pek çok ülkede düzenlenmektedir.

WordBuild ve Avrupa Genelinde Düzenlenen Fuarlar

Wordbuild Kiev: 28 Şubat – 2 Mart 2018 tarihlerinde düzenlenecek olan fuar Ukrayna’nın Kiev kentinde 200’den fazla firma katılmaktadır.

WordBuild Moskova: 4-7 Nisan 2017 tarihlerinde düzenlenecek olan fuar Moskova kentinde bulunan ExpoCentre’da düzenlenmektedir.

KAZBUILD: Kazakistan’nın Almaata kentinde düzenlenen bu fuar,723 katılımcıyla düzenlenmektedir.
Fuarın 4 bin üzerinde ziyaretçisi bulunmaktadır.

SAUDI BUILD: Suudi Arabistan Riyad kentinde her yıl düzenlenmekte ve 542 katılımcısı bulunmaktadır.

BATIMAT: Fransa’nın Paris kentinde iki yılda bir sıklıkla düzenlenmektedir.2 bin üzerinde firma katılmakta ve 200 bin üzerinde kişi tarafından ziyaret edilmektedir.

INTERMAT: Paris’te üç yılda bir sıklıkla düzenlenmektedir.1000’in üzerinde katılımcısı ve 100 bin üzerinde ziyaretçisi bulunmaktadır.

BUDMA: Polonya Poznan kentinde her yıl düzenlenmektedir.723 firma katılımı ve 34 bin ziyaretçi ortalaması bulunmaktadır.

Uluslararası İnşaat Fuarları Hangileridir ?Almanya’da Düzenlenen Yapı ve İnşaat Fuarları

BAUTEC: 20-23 Şubat 2018 tarihlerinde Berlin’de düzenlenecektir. İki senede bir sıklıkla düzenlenmektedir.551 firma katılım göstermekte ve 37 bin üzerinde ziyaretçi katılmaktadır.

BAUMA: 8-14 Nisan 2019 tarihlerinde Münih’de düzenleneceği açıklanmıştır. Fuara 3400 ve üzerinde firma katılmakta, ortalama olarak ise fuarı 535 bin kişi ziyaret etmektedir.

Çin’de Düzenlenen Yapı ve İnşaat Fuarları

Çin’de düzenlenen bu fuarlar uluslararası ve Asya kıtası özelinde çok geniş katılımlı olarak düzenlenmektedir. Bu nedenle uluslararası mecrada sektörde etkisini hissettiren fuarlardır.

IBCTF: Bu yıl 22-25 Mart tarihlerinde Shanghai’de National Exhibition and Convention Center’da düzenlenmiştir. Fuara 161 firma katılmakta ve 60 binden fazla ziyaretçi fuarı gezmektedir.

CBD : Her yıl düzenlenmekte olan bu fuarda dekorasyon alt sektörü de dahil olmak üzere 2,415 katılımcı firma katılmakta ve 120 bin üzerinde ziyaretçi tarafından ziyaret edilmektedir.

BAUMA CHINA: Shanghai’de iki senede bir düzenlenmektedir.3 bin ve üzeri katılımcısı bulunmaktadır. Ziyaretçi ortalaması 190 bin üzerindedir.

Diğer Yapı ve İnşaat Fuarları

Big 5 Show: Dubai’de her yıl düzenlenmektedir.2,663 katılımcı ve 60 bine yakın ziyaretçisi bulunmaktadır.

BATIMATEC: Cezayir’de her yıl düzenlenmektedir.775 katılımcı ve 30 bin ziyaretçisi bulunmaktadır.

Tariflere Bire Bir Uyulmalı Mıdır?

Tariflere Bire Bir Uyulmalı Mıdır?

Günümüzde kadınların birçok kez sorduğu ama cevabını alamadığı bir konuya deyinmiş bulunmaktayız. İnternet üzerinde birçok tarif bulunmakta ve bu tariflerde birçok farklılıklar bulunmaktadır. Tarifleri birbiri ile karşılaştırdığımızda farklılıklar olduğunu görüyoruz.

En basit örneği bir poğaça tarifi olarak arattığımızda bazıları 4 bardak un deTariflere Bire Bir Uyulmalı Mıdır?rken aynı tarife bazıları 8 bardak un diyebiliyor. Elbette ki verilen tarifteki malzemeleri uygulayacağız fakat birkaç denemeden sonra kendi ölçümüzü belirlemeliyiz. Yağın markasına, unun markasına, kalınlığına göre değişebilmektedir tarifin ne kadar ölçüde olacağı.

Örneğin tariflerde belirtirler 180 derece, 200 derece, vb. gibi. Bunlar değişkenlik gösterir.

Tabi ki buna tek örnek olarak poğaçayı veremeyiz birçok tarifte görülmektedir farklılıklar.

Tariflere kendimizden bir şeyler katmalıyız. Bunları deneye deneye öğreniriz. Belki A kişisi kekik sevmezken senin yaptığın yemekte kekik lezzet bulacak ve sen seveceksin bunu bilemezsin.

Tabi ki tariflerden bir şeyler kapacaksın ancak kendin bir şeyler katmayı unutmamalısın.

ÖRNEK 1: POĞAÇA TARİFİ

1 su bardağı süt

1 su bardağı su

1 su bardağı sıvı yağ

1 paket yaş maya

Tuz

4- 5 kaşık şeker

2 yumurta(1tane sarı üzerine)

Aldığı kadar un

Arasına sürmek için margarin

ÖRNEK 2: POĞAÇA TARİFİ

150 gr tereyağ

1 adet yumurta

1 çay bardağı soda

1 çay bardağı sıvı yağ

1 su bardağı yoğurt

2 yemek kaşığı sirke (elma sirkesi kullandım)

1 paket kabartma tozu

1 tatlı kaşığı tuz

Un (6-7 su bardağı)

İkisi arasındaki farkı görmekteyiz. Tarifin birisinde un tarifi hiç belirtilmemişse diğerinde 6-7 su bardağı denmektedir. Tariften tarife değişkenlik göstermektedir. En önemlisi herkesin kendi emeği bilgisi olmalıdır.

İnternet Ülkemize Ne Zaman Gelmiştir ?

İnternet Ülkemize Ne Zaman Gelmiştir ?

İnternet Ülkemize Ne Zaman Gelmiştir ?İnternet tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kullanılmakta ve amacının çok ötesine geçebilmektedir. Yıllardır ülkemizin hemen hemen her yerinde internet bulmak mümkündür. İnsanlar dizi film izlemek, müzik dinlemek, ödev yapmak, yemek tarifi bakmak, alışveriş yapmak, oyun oynamak gibi sebeplerle internet kullanmaktadırlar.

İnternet Ülkemize Ne Zaman Gelmiştir?

İnternet 1950’li yıllarda geliştirilmiştir. Ülkemize ise 1990’lı yıllarda kullanılmaya başlanılmıştır. 1993 yılında Orta Doğu Ve Teknik Üniversitesi’nde bağlantı sağlandığı söylenilmektedir. Bu bağlantıdaki hız 64 kbit/saniye’dir. Yani günümüzde kullandığımız internetin hızı o günkü hıza oranla kat ve kat hızlıdır. İnternetin ülkemize gelmesi uzun yılları almışken ülkemizdeki varlığı çok uzun yılla ölçülemez. Buna rağmen ülkemizde internet konusunda çağın gerisinde kaldığımız söylenemez. Günümüzde bilgisayarlarla, tablet ve akıllı telefonlarla internete bağlanmak yetersiz kalmış televizyonla internete bağlanmak gibi seçenekler de sunulmuştur. Bu da internet kullanımının artmasına sebep olmuştur.

 Ülkemizde İnternet Kullanımının Fazlalığı

İnternet kullanımı için internet destekli bir cihaz gereklidir. Bu cihaza internet sağlayacak hizmet de olunca şebekenin sağlanmasıyla internete erişmek kolay bir iştir. Bu şartlar sağlanıldığında internet kullanmanın önünde bir engel almadığı için internette vakit harcamak kaçınılmaz olmaktadır. Zamanını televizyon izleyerek geçirmeyi seven insanlar bilgisayara da İnternet Ülkemize Ne Zaman Gelmiştir ?kayıtsız kalamamaktadır. Televizyonda izlemekle bilgisayarda dizi izlemek arasındaki fark internetin varlığıdır. Televizyon ile bilgisayar arasında bağlantı kurmakla da mümkün olabilmektedir. Ancak tek başına bir cihazda bunları yapabilmek internetle mümkündür. Her şey internetle bu kadar kolayken internet kullanımının artması kaçınılmazdır. Nitekim ülkemizde de böyledir. Sadece günlük hayatta değil iş hayatında da internet sayesinde kolaylık sağlanılmaktadır. Ürün, müşteri, hesap, şube gibi çok sayıda ve karmaşık bir yapıda olan veriler internet sayesinde arandığı anda saniyeler içinde ortaya çıkabilmektedir. İnternet pek çok alanda sadece kolaylık değil zorunluluktur. Bu yüzden kullanılması kaçınılmazdır.

Alışveriş Bütçesi Nasıl Ayarlanmalıdır

Alışveriş Bütçesi Nasıl Ayarlanmalıdır

Alışveriş, şüphesiz çoğu insanın yapmaktan en çok keyif aldığı şeylerden biridir. Kendine, evine veya çevresindeki insanlara bir şeyler almak insanı mutlu eder. Bir işte çalışmamızın en önemli sebeplerinden biri de temel ihtiyaçlarımızı karşılayabilmek ve gerekli olan alışverişi yapabilmektir. Yani takas sistemi bittiğinden ve para icat edildiğinden beri insanoğlu çalışır ve kazandığı parayla alışveriş yaparak yaşamının devamlılığını sağlar. Aynı zamanda da hoşuna giden şeylere sahip olarak kendini manevi olarak tatmin eder. Fakat alışveriş yaparken göz önünde bulundurulması gereken bir şey vardır: Alışveriş bütçesi nasıl ayarlanmalıdır.

Alışveriş Bütçesi Nasıl AyarlanmalıdırAlışveriş yapmanın mutluluk verdiği şüphe götürmez bir gerçek ancak alışverişe ayrılan bütçe yaşamın devamlılığı ve kalan ödemeler için ayrılan bütçeden fazlaysa evde bazı sıkıntılar doğurabiliyor. Bu tarz sıkıntılarla karşılaşmamak için alışveriş bütçesi düzenlenirken özenli bir plan yapılması gerekir. Plansız yapılan harcamalar gelir gider dengesini orantılamamaya sebep olur. Mutfak masrafları, kıyafet alışverişi ve kişisel harcamalar dışında ev kirası(eğer kirada oturuluyorsa), faturalar, ulaşım ve eğitim masrafları da unutulmamalıdır. Kazanılan miktarın büyük bir çoğunluğu bu harcamalara gitmektedir ve alışveriş harcamalarının dozunu kaçırmak bu harcamalarda eksiklikler oluşmasına neden olmaktadır. Her şahsın kendi bütçe planlamasını 1 ay öncesinden yapması bu sorunları büyük ölçüde ortadan kaldıracaktır.

Bütçe yönetimi şahsın kendi planlamasıyla oluşur. Örneğin her ay kazanılan miktarın ‘unu veya ‘ini alışverişe ayırmak şahsa bağlı bir şeydir. Ayrılan bu miktar şahsı ay içerisinde sıkıntıya sokar mı veya onu etkilemez mi öncelikle buna karar vermelidir. Alınan ürünlerin gerçekten ihtiyaç olup olmadığı da sorgulanmalıdır. Ayrıca sağlık gibi bazı istisnai durumlar da göz ardı edilmemelidir. Sağlık için bir miktar para kenarda bulundurulursa kaliteli bir hayatın devamlılığı için faydalı olacaktır.

1 2 3 4 5