Tariflere Bire Bir Uyulmalı Mıdır?

Tariflere Bire Bir Uyulmalı Mıdır?

Günümüzde kadınların birçok kez sorduğu ama cevabını alamadığı bir konuya deyinmiş bulunmaktayız. İnternet üzerinde birçok tarif bulunmakta ve bu tariflerde birçok farklılıklar bulunmaktadır. Tarifleri birbiri ile karşılaştırdığımızda farklılıklar olduğunu görüyoruz.

En basit örneği bir poğaça tarifi olarak arattığımızda bazıları 4 bardak un deTariflere Bire Bir Uyulmalı Mıdır?rken aynı tarife bazıları 8 bardak un diyebiliyor. Elbette ki verilen tarifteki malzemeleri uygulayacağız fakat birkaç denemeden sonra kendi ölçümüzü belirlemeliyiz. Yağın markasına, unun markasına, kalınlığına göre değişebilmektedir tarifin ne kadar ölçüde olacağı.

Örneğin tariflerde belirtirler 180 derece, 200 derece, vb. gibi. Bunlar değişkenlik gösterir.

Tabi ki buna tek örnek olarak poğaçayı veremeyiz birçok tarifte görülmektedir farklılıklar.

Tariflere kendimizden bir şeyler katmalıyız. Bunları deneye deneye öğreniriz. Belki A kişisi kekik sevmezken senin yaptığın yemekte kekik lezzet bulacak ve sen seveceksin bunu bilemezsin.

Tabi ki tariflerden bir şeyler kapacaksın ancak kendin bir şeyler katmayı unutmamalısın.

ÖRNEK 1: POĞAÇA TARİFİ

1 su bardağı süt

1 su bardağı su

1 su bardağı sıvı yağ

1 paket yaş maya

Tuz

4- 5 kaşık şeker

2 yumurta(1tane sarı üzerine)

Aldığı kadar un

Arasına sürmek için margarin

ÖRNEK 2: POĞAÇA TARİFİ

150 gr tereyağ

1 adet yumurta

1 çay bardağı soda

1 çay bardağı sıvı yağ

1 su bardağı yoğurt

2 yemek kaşığı sirke (elma sirkesi kullandım)

1 paket kabartma tozu

1 tatlı kaşığı tuz

Un (6-7 su bardağı)

İkisi arasındaki farkı görmekteyiz. Tarifin birisinde un tarifi hiç belirtilmemişse diğerinde 6-7 su bardağı denmektedir. Tariften tarife değişkenlik göstermektedir. En önemlisi herkesin kendi emeği bilgisi olmalıdır.

İnternet Ülkemize Ne Zaman Gelmiştir ?

İnternet Ülkemize Ne Zaman Gelmiştir ?

İnternet Ülkemize Ne Zaman Gelmiştir ?İnternet tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kullanılmakta ve amacının çok ötesine geçebilmektedir. Yıllardır ülkemizin hemen hemen her yerinde internet bulmak mümkündür. İnsanlar dizi film izlemek, müzik dinlemek, ödev yapmak, yemek tarifi bakmak, alışveriş yapmak, oyun oynamak gibi sebeplerle internet kullanmaktadırlar.

İnternet Ülkemize Ne Zaman Gelmiştir?

İnternet 1950’li yıllarda geliştirilmiştir. Ülkemize ise 1990’lı yıllarda kullanılmaya başlanılmıştır. 1993 yılında Orta Doğu Ve Teknik Üniversitesi’nde bağlantı sağlandığı söylenilmektedir. Bu bağlantıdaki hız 64 kbit/saniye’dir. Yani günümüzde kullandığımız internetin hızı o günkü hıza oranla kat ve kat hızlıdır. İnternetin ülkemize gelmesi uzun yılları almışken ülkemizdeki varlığı çok uzun yılla ölçülemez. Buna rağmen ülkemizde internet konusunda çağın gerisinde kaldığımız söylenemez. Günümüzde bilgisayarlarla, tablet ve akıllı telefonlarla internete bağlanmak yetersiz kalmış televizyonla internete bağlanmak gibi seçenekler de sunulmuştur. Bu da internet kullanımının artmasına sebep olmuştur.

 Ülkemizde İnternet Kullanımının Fazlalığı

İnternet kullanımı için internet destekli bir cihaz gereklidir. Bu cihaza internet sağlayacak hizmet de olunca şebekenin sağlanmasıyla internete erişmek kolay bir iştir. Bu şartlar sağlanıldığında internet kullanmanın önünde bir engel almadığı için internette vakit harcamak kaçınılmaz olmaktadır. Zamanını televizyon izleyerek geçirmeyi seven insanlar bilgisayara da İnternet Ülkemize Ne Zaman Gelmiştir ?kayıtsız kalamamaktadır. Televizyonda izlemekle bilgisayarda dizi izlemek arasındaki fark internetin varlığıdır. Televizyon ile bilgisayar arasında bağlantı kurmakla da mümkün olabilmektedir. Ancak tek başına bir cihazda bunları yapabilmek internetle mümkündür. Her şey internetle bu kadar kolayken internet kullanımının artması kaçınılmazdır. Nitekim ülkemizde de böyledir. Sadece günlük hayatta değil iş hayatında da internet sayesinde kolaylık sağlanılmaktadır. Ürün, müşteri, hesap, şube gibi çok sayıda ve karmaşık bir yapıda olan veriler internet sayesinde arandığı anda saniyeler içinde ortaya çıkabilmektedir. İnternet pek çok alanda sadece kolaylık değil zorunluluktur. Bu yüzden kullanılması kaçınılmazdır.

Alışveriş Bütçesi Nasıl Ayarlanmalıdır

Alışveriş Bütçesi Nasıl Ayarlanmalıdır

Alışveriş, şüphesiz çoğu insanın yapmaktan en çok keyif aldığı şeylerden biridir. Kendine, evine veya çevresindeki insanlara bir şeyler almak insanı mutlu eder. Bir işte çalışmamızın en önemli sebeplerinden biri de temel ihtiyaçlarımızı karşılayabilmek ve gerekli olan alışverişi yapabilmektir. Yani takas sistemi bittiğinden ve para icat edildiğinden beri insanoğlu çalışır ve kazandığı parayla alışveriş yaparak yaşamının devamlılığını sağlar. Aynı zamanda da hoşuna giden şeylere sahip olarak kendini manevi olarak tatmin eder. Fakat alışveriş yaparken göz önünde bulundurulması gereken bir şey vardır: Alışveriş bütçesi nasıl ayarlanmalıdır.

Alışveriş Bütçesi Nasıl AyarlanmalıdırAlışveriş yapmanın mutluluk verdiği şüphe götürmez bir gerçek ancak alışverişe ayrılan bütçe yaşamın devamlılığı ve kalan ödemeler için ayrılan bütçeden fazlaysa evde bazı sıkıntılar doğurabiliyor. Bu tarz sıkıntılarla karşılaşmamak için alışveriş bütçesi düzenlenirken özenli bir plan yapılması gerekir. Plansız yapılan harcamalar gelir gider dengesini orantılamamaya sebep olur. Mutfak masrafları, kıyafet alışverişi ve kişisel harcamalar dışında ev kirası(eğer kirada oturuluyorsa), faturalar, ulaşım ve eğitim masrafları da unutulmamalıdır. Kazanılan miktarın büyük bir çoğunluğu bu harcamalara gitmektedir ve alışveriş harcamalarının dozunu kaçırmak bu harcamalarda eksiklikler oluşmasına neden olmaktadır. Her şahsın kendi bütçe planlamasını 1 ay öncesinden yapması bu sorunları büyük ölçüde ortadan kaldıracaktır.

Bütçe yönetimi şahsın kendi planlamasıyla oluşur. Örneğin her ay kazanılan miktarın ‘unu veya ‘ini alışverişe ayırmak şahsa bağlı bir şeydir. Ayrılan bu miktar şahsı ay içerisinde sıkıntıya sokar mı veya onu etkilemez mi öncelikle buna karar vermelidir. Alınan ürünlerin gerçekten ihtiyaç olup olmadığı da sorgulanmalıdır. Ayrıca sağlık gibi bazı istisnai durumlar da göz ardı edilmemelidir. Sağlık için bir miktar para kenarda bulundurulursa kaliteli bir hayatın devamlılığı için faydalı olacaktır.

Yazılım Sistemleri Nasıl Sınıflandırılmaktadır?

Yazılım Sistemleri Nası Sınıflandırılmaktadır?

Yazılım sistemleri günümüz mesleklerinin vazgeçilmezi haline gelmiştir. Son zamanlarda ülkeler öğrencilerini yazılım konusunda teşvik etmekte ve bu yönde ülkemiz programlarında burslar dahi verilmektedir. Yazılım sistemleri özellikle teknolojik alanda ülkelerin başta olmak üzere kurumların güvenliği, siber saldırılara karşı savunması onun dışında iletişimde hız ve kalite seviyesinin dünya standartlarına gelmesinde çok önemli bir faktördür.

Öğrenciler tercihlerini yaparken artık yazılım ile alakalı bölümleri tercih etmekte bu alanda çalışmalar yapmakta ve hatta önem seviyesi o derece yüksek seviyeye varmış duYazılım Sistemleri Nası Sınıflandırılmaktadır? rumda ki ülkeler birbirlerinin savunma yazılımlarını, siber saldırı ve teknolojik alanda yapılan sanayi ürünlerinin yazılımlarını elde etmek için ajanlar dahi görevlendirebilmektedir.

Günümüzde bu seviye önemli olan yazılım ve sistemleri hakkında kısa bilgi verelim.

Yazılım Sistemleri Nası Sınıflandırılmaktadır?

-Bilimsel Mühendislik yazılımları başta olmak üzere

-Görüntüsel Yazılımlar

-Mesleki ve Ticari Yazlımlar ( en çok tercih edilen)

-Sistem Yazılımları sonrasında İşletim Sistemleri Derleyicileri ve özellikle Editörler dâhil olmak üzere debug programları ve Yapay Zekâ Yazılımları dediğimiz yazılımlar bulunmakta ( en masraflı ).

Programlama Dillerinin Sınıflandırılması

-Seviyelerine göre ( zorluk kolaylık)

-Uygulama genişliği ve alan bilgisine göre

-Öncelikle seviyelerine göre programlama sonrasında dilinin insan anlayışına yakınlığı ve insana yakın çok yüksek programlama dilleri dbase ve access gibi olmak üzere.

– Yüksek seviyeli programlama dilleri (Fortran, Basic, Pascal)

– Orta seviyeli programlama dilleri

– Sembolik makina dilleri arasında elbette ki Assembler Makinaya yakın olan ve ikinci olarak uygulama alanlarına göre sınıflandıracak olursak ilk olarak bilimsel ve mühendislik dilleri olan Fortran, C, Pascal sayabiliriz.

Sonrasında sistem programlama dilleri olarak C, Assembler söyleyebiliriz en önemli alanlardan biri olan veri tabanı dilleri arasında Dbase, Clipper sayabilmekteyiz. Özellikle yapay zekâ dilleri konusunda Prolog, LISP sayılırken alternatifler üretilmektedir. Son olarak genel amaçlı ise C, Pascal, Basic saymaktayız.

Yazılım sistemleri bugünün en önemli konusu olması yanında önümüzde ki yıllarda değerini daha üst seviyelere çıkaracaktır çünkü günümüzde gerçekleşecek olan ilk dünya savaşı sanayi ve yazılım sistemleri üzerinden meydana gelecektir. Öyle ki seçimlere müdahalelerden, diğer düşman ülkenin tanklarını hareket ettirmeyecek güce, uçakların havalanmamasını sağlayacak güce iyi bir yazılım sistemi kadrosu ile ulaşabilirsiniz bu yönde çalışmalarda ülke ve kurum bazında son hızda devam etmektedir.

Süpermarketler İçin Mağaza Dekorasyonunun Önemi

Süpermarketler İçin Mağaza Dekorasyonunun Önemi

Her geçen gün artan tüketim ve tüketici sayısına paralel olarak eskiden mahalle bakkalı olarak adlandırdığımız minik dükkanların yerini adım başı her yerde bulabileceğimiz “süpermarketler” aldı. Talep bu kadar artınca marketlerin daha dikkat çekici da Süpermarketler İçin Mağaza Dekorasyonunun Önemiha rahat daha pratik olma gerekliliği ortaya çıktı. Bu hızlı düzene ayak uydurmak isteyen tüm kurumlar kendilerine farklı stratejiler belirledi. Kimi çok ürün çeşidi sundu, kimi daha uygun fiyatlıyı gözler önüne serdi, kimisi ise doğal ürünleri sattığını iddia etti.

Peki, tüm bunların yanı sıra Süpermarketlerde dekorasyonun ne kadar önemli olduğu unutuldu mu? Elbette hayır. Raf düzeninden ürünün nerede konumlandığına kadar her şey önemlidir. Önemli olan bir diğer nokta ise, renklerin ve ürünler dışındaki objelerin de uyumu ve dikkat çekiciliğidir. Her marketin kendine ait bir ruhu ve konsepti olmalıdır.

 

Süpermarketler İçin Mağaza Dekorasyonunun Önemi denildiğinde her kurumun aklına başka bir fikir gelmektedir. Elbette ortak noktalar, ortak olması gereken kurallar da vardır. Hatta bu kuralları denetleyen firmalar bile bulunmaktadır. Bu firmaların dışında ise, marka sahipleri orta katlardaki raflar için bir sürü para dökmektedir.

 

Çünkü insanların göz hizasındaki ürünlerin daha çok satıldığı bir gerçektir. Bunun yanı sıra çocuklar için satılacak ürünler ise alt iki rafı almak için birbirleri ile savaşmaktadır. Çünkü yine çocukların göz hizası ancak bu iki raf için geçerlidir. Tüm bu düzenlemelerin yanı sıra, süpermarketler kendilerini farklı ve özel kılacak bir şeyler yapmalıdırlar ki belirledikleri hedef kitleye ulaşabilsinler.

Diğer Marketlerden Farklı Olabilecek 5 Dekorasyon Önerisi

  1. Bu madde dekorasyondan çok düzenle ilgili de denilebilir. Dikkat ettiyseniz genel olarak sebze-meyve bölümleri marketlerin girişindedir. Fakat bu durum meyve ve Süpermarketler İçin Mağaza Dekorasyonunun Önemisebzelerin ilk alınması yüzünden alışveriş arabası içerisinde ezilmesine sebep olabilmektedir. Bu nedenle kasalara daha yakın bölümlere meyve-sebze bölümlerini koymak müşterilerinizi düşündüğünüzü gösterecektir.
  1. Her bölümü kendi içerisinde farklı bir ülke ya da şehirmiş gibi dekore edebilirsiniz.
  1. Müşterilerinizin bütçelerini düşündüğünüzü belli etmek için kapı girişinde kalem ve alınacaklar listesi bulundurarak aslında aklılarında olmayan bir ürünü almalarını da sağlayarak 2 türlü kazanç elde edebilirsiniz.
  1. Eğer bir süpermarket zinciri iseniz, her bir şubenizi başka bir renkte konseptlendirebilirsiniz. Böylelikle tek tipleşmenin önüne geçmiş olursunuz.
  1. Ve son olarak market sepetlerini veya arabalarını tek tip yapmak yerine küçük-orta-büyük gibi 3 farklı boyutlarda yaparak müşterilerin ihtiyaçlarının sığacağı kadar olan sepeti/arabayı almalarını sağlayabilirsiniz.

Futbolun Genel Kuralları Nelerdir?

Futbolun Genel Kuralları Nelerdir?

Futbol, takım oyunu ile ortaya çıkan önceleri erkek daha sonraları bayanlarında katılmasıyla hem erkek hem de bayanların oynadığı tam bir dayanışma oyunudur. FUTBOL KAÇ KİŞİYLE OYNANIR?

Futbol oyunu iki takım kurulmak şartıyla toplamda 22 kişiden oluşur yani 11 ‘ er kişilik iki takımdan meydana gelir

 FUTBOL VE SAHA İÇERİSİNDEKİ HERŞEY. 

Futbol müsabakalarında saha 11 kişi as oyuncu ve 7 yedek ile birlikte toplamada bir takımın 18 oyuncusu bulunur ve saha dışında her takımın oyuncuları yönetmesi için bir antrenör bulunur bunlara teknik direktör denir. Her takımın 3 oyuncu değiştirme hakkı bulunmaktadır ve bu 3 oyuncu değişikliği kullanılırken akıllı ve zekice olmak gerekir bazen iş tamamen stratejiye dönüşebilir. Oyun alanında maçı idare etmek için hakem bulunur hakemler toplamda 4 tanedir birisi orta hakem 2 yan hakem ve ilave yardımcı hakemden ibarettir.

Hakem oyun içerisinde faul ve disiplinsiz hareket sergileyen oyunculara yaptığı hareketlere bakarak yumuşak müdahalelere önce uyarı devam edilirse sarı kartına başvurur. Fakat oyun içerisinde çok sert müdahaleler ve küfür gibi ahlaksız davranışların cezası da kırmızı karttır ve oyuncu oyundan atılır. Saha içerisinde top kale yönünden dışarı çıkarsa aut sahanının yanlarından dışarı çıkarsa taç olur. Auta giden topa müdahalede bulunan rakip karşı takıma korner kazandırmış olur.

Kaleden itibaren başlayan ve oldukça büyük bir ceza sahası içi bulunur bu çizginin içinde ayrı olarak bir de kaleci çizgisi bulunur ve kaleci bu çizginin dışında elle topa değerse rakip çift vuruş kazanır. Ceza sahası içinde herhangi bir rakip oyuncu düşürüldüğünde düşürülen takım penaltı kazanır ve penaltı mesafesi 11 metredir.

Futbolda oyun süresi ilk ve ikinci yarı olmak üzere 45 ‘ er dakikadır toplamda 90 dakika oynanan sürede oyun içerisinde mutlaka sakatlanmalar veya başka sebeplerden dolayı oyun durur. Oyunun durduğu sürelerde hakem kronometresini durdurur. İlave yardımcı hakem ise maçın 90. dakikasında eline tabela alarak oyunun durduğu süreleri oyun süresinin içeresine ekler.

Futbolun Genel Kuralları Nelerdir?

Futbolun Genel Kuralları Anlatan Görsel 1.1

 FUTBOLUN GÜZELLİĞİ 

Futbol, sadece oyuncuların top oynamaya çıktığı yer değildir futbolda saygı, sevgi, kardeşliğin temeli vardır ve oyuncularda bunun bilincinde olarak oyunlarını oynarlar birde taraftarlar devreye girdiğinde futbol o kadar zevkli hale gelir ki hatta bunu oyunculara da hissettirerek oyuncuları motive ederler. Ama maalesef günümüzde böyle değil taraftarlar desteklediği takımların maçlarına gitmek istemiyorlar nedenini pek bilen yok belki istemediği şeylerle karşılaşıyor olabilirler ancak her ne olursa olsun taraftarlar bazen takımı sırtlayabilir. Bazen fedakârlık yaparak kulüpleri ayakta tutabilir.

1 2 3 4