Şık Olmak

Herkes şık olmayı ister ama maalesef herkes şık olmanın gerektirdiği kuralları yerine getirmez. Şık olmak emek isteyen, zahmetli bir iştir ve üzerinde düşünülmesi gereken bir husustur. Yine de bazı önemli noktalara dikkat ederek siz de her daim şık görünebilirsiniz.

Modada şık olmak kavramı sandığımız üzere modacıların belirlediği bir olgu değildir. Biz, kendi modamızdan sorumluyuz. Evet, bazı belirli kurallar var ve modayı her zaman takip edebiliriz ancak fırfırlı modeller bize yakışmıyorsa, sırf moda diye fırfırlı etekler kullanmamalıyız. Örneğin fiziğimiz kusursuz değilse olabildiğince sade ya da koyu renkli kıyafetleri seçip tek renk giyinmek yararlı olacaktır. Böylece daha ince ve uzun görünürüz. Renklerin yanı sıra çok önemli olan bir konuda giyeceğimiz kıyafetlerin vücudumuza uyması gerektiğidir. Ne çok bol ne de çok kısa kesimleri tercih etmeliyiz.

Kıvrımları ortaya çıkarmak iyidir ancak fazlalıklar görüntüyü bozar. Seçtiğimiz kumaşlar da vücudumuza yapışmamalı ancak akar gibi bir görünüm vermelidir. Sert kumaşlar fazlalıkları saklar ancak ince ve yumuşak kumaşlar direkt olarak göz önüne serer. Fiziğimiz düzgün olsa bile fazla ince kumaşları kullanırken dikkatli olmalıyız çünkü bu tür kumaşlar özellikle ışık altında vücudumuzu gözler önüne serecektir. Pantolon seçiminde olabildiğince pilesiz ve büzgüsüz modelleri kullanmak gerekir çünkü bunlar özellikle göbek bölgemizi daha iri gösterebilir. Pantolon paçalarının da geniş olması kalça genişliğini dengelediği için daha hoş görünmemize sebebiyet verir. Etek seçimindeyse kilomuza dikkat etmemiz gerekir. Eğer büyük bir kalçamız ya da göbekli bir yapımız varsa vücuda oturan, katsız ve fırfırsız modeller bu fazlalıklarımızı örtecektir. Uzun boylularda uzun etek güzel görünürken kısa boylular mümkün olduğunca uzun etekten uzak durmalıdır.

Çocuk Odası Dekorasyonu

Arkadaşlar çocuğumun odası dekore etmek için ön çalışma içerisine girdiğimde; yaptığım derin araştırmalar sonucu, çocuk odası dekorasyonuyla ilgili bazı önemli noktalar öğrendim. Tüm bunları sizinle paylaşarak çocuklarınıza en güzel odaları hazırlayabilmeniz için katkı sağlamak isterim.

Çocuk odasının dekorasyonunda renk seçimi çok ama çok önemliymiş. Uzmanların görüşlerine göre çocuk odalarında renklerinin önemini vurgulayan maddeler şunlardır.

Uzmanlara göre renklerin çocuklarımızın psikolojileri üzerinde büyük etkilerinin olduğundan bahsederek Sarı renginin çocuk odalarında yoğun bir şekilde kullanılması gerektiğine dikkat çekmektedirler.

Sarı rengi, çocukları sakinleştiren bir renk olarak ortaya çıkıyor ve yapılan araştırmalar neticesinde sarı renklere sahip bir odada büyüyen bebeklerin çok fazla ağlamadıklarını ortaya koyuyor.

Kırmızı, sarı ve mavi renklerinin bir arada bulunduğu odalarda erkek çocuklarının çok mutlu olduklarını, bu renklerden olumlu etkilenerek, pozitif enerji verdiklerini savunuyorlar.

Öte yandan, güzel kız çocuklarımızın odalarının dekorasyonunu yaparken kullanmamız için önerilen renkler ise eflatun, yeşil ve açık mavi renkleri kızları mutlu ederek sakinleştiren renkler olarak karşımıza çıkıyor.

Kırmızı rengi pozitif enerji veren bir renk olduğu için Hiperaktif çocukların odalarında kırmızı renginin kullanımından kaçınmak gerektiğini ortaya kaymaktadırlar. Hiperaktiviteyi tetikleyici özelliği bulunan kırmızı renk, çocuklarınızın daha hareketli olmasını sağlamaktadır.

Pembe kız çocukları için çok tercih edilen bir renktir. Fakat enerjiyi düşüren bir özelliği olduğundan kişilerin bilgisi olmamaktadır. Çocukları oldukça sakinleştiren bir renk olduğu için hiperaktif çocuklar için kullanılabilecek en uygun renk olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yurt dışarısında pembe rengi şiddet uygulayan mahkumların sakinleştirilmesi için tedavi amaçlı olarak kullanılmaktadır.

Mor ve lila renklerine ait tüm tonlar yine sakinlik ve dinginliği sağlayan renkler arasındadır. Özellikle uyku yapan özelliklere sahiptir. Uyku problemi olan çocuklarda mor rengi kolay uykuya dalabilmeye katkı sağlamaktadır.

Çocuğunuz çok iştahsız bir çocuksa eğer turuncu renginiz odasında tercih ederek iştahlanması konusunda katkıda bulunabilirsiniz. Dikkat uyandıran turuncu rengi sayesinde uyanmak bilmeyen çocuklarınız ani olarak uyanabilecektir. Turuncu rengi ne çok açık ne de çok koyu bir turuncu şeklinde uygulanmamalı tamamen dozunda kullanılarak çocuğun sosyalleşmesi için gerekli enerjiyi ona verebilmelidir. Turuncu rengi sayesinde girişken bir çocuk olmasına katkı sağlayabilirsiniz.

Arkadaşlar, gördüğünüz gibi renkler ve etkileri belli sizin çocuklarınız özellikleri de belli, çocuğunuzun karakterine uygun rengi seçerek hem kendinizi mutlu edin hem de çocuklarınızı.

İtalyan Mutfağı

İtalya denince akla ilk makarna ve pizza gelir. Bizim kültürümüzde makarna ana yemek olarak kabul edilmez ya o gün yemek yapamamışsındır yada uğraşmak istemezsin hemen bir suyu koyarsın ocağa 1 paket makarna yarım saatte hazır ,özellikle çocuklar çok sever makarnayı bayıla bayıla yerler ama bu eşin için geçerli olmaz eşin eve gelir ne yemek var der makarna dersin makarnayı duymak onu pek de sevindirmez ama İtalya da öyle değil tabi makarna özellikle ana yemekten önce servis edilir birde makarnayı güzel yapan sosları ve peynirinin lezzetidir bu üçlü birleştiğinde öyle bir lezzet çıkar ki ortaya daha ne istenir ki.

italyan mutfagiMakarna ,peynir, zeytinyağı ,sebze ve pizzanın yer aldığı İtalya mutfağı ,birçok değişik tatlar barındırmaktadır. Geniş makarna sosuna sahip mutfakta sizler için hafif ve lezzetli olan sebze soslu makarnadan bahsetmek isterim. 1 paket makarnayı haşlayın haşlarken makarnaların birbirine yapışmaması için suyun içine zeytinyağı dökmelisiniz ve haşlanan makarna asla soğuk su altında yıkanmamalıdır tüm lezzeti kaybolur bunu da dip not olarak belirtmek istedim

Geri dönelim sebze soslu makarnamıza makarnayı haşlayın sosu için: 1 adet kabak ,1 adet havuç ve 3 adet domatesi rendeleyin ,2 dal yeşil soğanı ve 1 adet kırmızı dolmalık biberi ince ince doğrayın ve zeytinyağında kavurun çok az su ilave edin ve kaynamasına yakın 2 diş sarımsak ezip içine atın isteğe bağlı çok az kaşarda rendeleyebilirsiniz, hafif sulu olan sosu, makarnamızın üzerine dökün ve sıcak sıcak servis yapın . İtalya mutfağında önemli yer tutan şarabı ve kahveyi de unutmayalım, özellikle kahvede espresso çok iyi bir seçim olur. İtalya ya gitmeden oradaki lezzetlerden bir tanesini yaşatmak istedim size afiyet olsun.

Şekerpare

Şerbetli tatlılardan olan Şekerpare Tatlısı, Türk mutfağının en eski zamanlardan bilinen bir tatlısıdır. Hazırlanması da çok kolay olan ve çok da lezzetli olan bu şerbetli tatlımız için gerekli malzemelerimiz:

Şerbeti için

*3 su bardağı şeker ve 3 su bardağı su

*Dörtte bir limon (suyunu şerbete ekleyeceğiz ama şerbetimiz kaynarken kabuğunu da içine atmayı unutmayacağız. Şerbetli tatlılarda güzel koku da versin diye, kaynatırken kabuğunu da genellikle içine atıyoruz.)

Hamuru için :

* 3 su bardağı un

* 3 adet oda sıcaklığında yumurta

* 3 yemek kaşığı şeker

* Yarım paket margarin

* Yarım paket vanilya ve 2 çay kaşığı kabartma tozu

* Üzerine koymak için fındık veya iç badem (tercih size kalmış. İç badem de fındık da çok yakışıyor.)

* Bir çimdik tuz

* Yarım limonun kabuğunu rendeleyeceğiz.

Bütün malzemelerimizi hazırladığımıza göre hemen tatlımızı yapmaya başlayabiliriz. Öncelikle her zaman ki gibi şerbetimizi hazırlayacağız. Çünkü biri sıcak biri soğuk olmalı. Bir tencerenin içine 3 su bardağı su ve 3 su bardağı şekeri koyup karıştırıyoruz. İçine dörtte bir limonun suyunu sıkıp, kabuğunu da tencerenin içine atıyoruz. Kaynamaya bırakıyoruz. Şerbetimiz hazırlanırken hemen şekerparemizin hamurunu hazırlayacağız.

Genişçe bir kabın içine, yarım paket margarini ve şekeri koyup karıştırıyoruz. İçine 3 adet oda sıcaklığında bekletilmiş yumurtayı kırıyoruz ve yarım paket vanilya,2 çay kaşığı kabartma tozu ve yarım limonun kabuğunun rendesini de koyup iyice karıştırıyoruz. Bu karışım üzerine unu da ekledikten sonra güzelce yoğuruyoruz. Hamurumuzun kıvamı kulak memesi dediğimiz yumuşaklıkta olacak. Hamurumuzu hazırladıktan sonra, ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp avcumuzun içine alıp yuvarlıyoruz. Eğer hamur yapışırsa, avucumuzun ortasına hafif yağ sürebiliriz. Tam ortasına iç badem veya fındık koyuyoruz.

Ceviz büyüklüğünde, yuvarladığımız hamur parçalarını fırın tepsimize diziyoruz. Fırın tepsisine yağlı kağıt serip üzerine hamurları dizerseniz daha da iyi olur. Fırınımızı 185 derece de önceden ısıtıyoruz. Fırın tepsimizi fırına koyduktan sonra, hamurlarımız pembeleşene kadar pişirmeye devam ediyoruz.

Kabaklı Sodalı Börek

Kabaklı ve özel soda sosla hazırlayacağımız böreğimiz hem çok hafif olmaktadır hem de çok lezzetli. Sadece çay saatlerinde değil, akşam yemeklerinde de sofralarımızda yerini alır.

Böreğimiz için gerekli malzemelerimize gelecek olursak:

*3 adet yufka

*2 adet orta boy kabak

*1 kase beyaz peynir (börekli de olur)

* Maydanoz (bir tutam yeterlidir)

*Karabiber ve tuz

*Sıvıyağ

Böreğimizin Sodalı sosu için gerekli malzemelerimiz:

*1 şişe soda

*2 adet oda sıcaklığında yumurta

*Üzeri için çörek otu

*Yarım çay bardağı sıvıyağ

Tüm malzemelerimiz hazır olduğuna göre önce iç harcımızı hazırlayarak başlayabiliriz. Öncelikle genişçe bir kasenin içine yumurtayı kırıyoruz. İyice çırpıyoruz. İçine 1 şişe sodayı, sıvıyağ ve tuzu koyup çırpmaya devam ediyoruz ve sosumuz hazır hale geliyor.

Sosumuzu da hazır ettiğimize göre hemen böreğimizi hazırlayalım.2 adet orta boy kabağı güzelce yıkıyoruz ve rendeliyoruz. Bir tavaya sıvıyağ koyup, orta ateşte kabakları pişirmeye başlıyoruz. Üzerine beyaz peynirleri ezilmiş olarak, maydanozları da ince ince kıyarak, karabiberi ve tuzu da ekleyip pişirmeye devam edeceğiz. İç harcımız hazır olduktan sonra, böreğimizi fırın tepsisinde hazırlayacağız. Yufkamızı serdikten sonra, iç harcımızı döşeyip kat kat yufka ile kapatıyoruz. Üzerine çörek otu serpmeyi unutmayalım.

Böreğimiz hazır olduğuna göre, fırınımızı 185 dereceye ayarlayıp, pişirmek için fırına atabiliriz. Böreğimiz piştikten sonra dilimleyip servis yapabiliriz.

Not: Her zamanki gibi fırınımız önceden ısıtacağız ve böreğimiz pişmeye yakın nar gibi kızaracak.

Herkese afiyet olsun.

Toshiba B-FV4T

Günümüzdeki pek çok ihtiyaca cevap verebilecek şekilde tasarlanmış olan Toshiba B-FV4T cihazının en önemli özelliklerinden biri mekandaki kalabalığı ortadan kaldırmak ve nefes alabilecek bir çalışma ortamı sağlamaktır. Bunu tasarımının küçük ve her yere sığabilecek şekilde olmasıyla yapabilmektedir. Toshiba B-FV4T cihazı termal ve direkt termal şekilde 2 çeşit baskı yöntemiyle seri ve toplu baskı yapabilecek şekilde tasarlanmıştır. Yapmış olduğu baskıların kalitesini 300 RİBON mürekkep koruyucu kapasitesi sayesinde daha kaliteli ve ileri bir seviyeye götürerek barkodların kolayca silinmesine engel oluyor.

B-FV4T cihazının bağlantı tipleri paralel port, seri port, LAN gibi tüm barkod yazıcı tiplerinde var olan bağlantılarının yanında diğerlerinden farklı olarak USB bağlantısına da sahiptir. USB bağlantısı sayesinde bilgilerin kolaylıkla aktarımını sağlamakta ve uyumunu kolaylaştırmaktadır.

B-FV4T barkod yazıcı cihazı 2D kodlara sahiptir, bu kodlardan olan DataMatrix, mobil pazarlama alanlarında kullanılmakta olup bir ürüne DataMatrix yazdırıldıktan sonra o ürünle ilgili olan bilgiler görüntülenebilir. DataMatrix kod aynı zamanda bilgi kapasitesini arttırır ve B-FV4T’nin kullanım alanını genişletir. DataMatrix 2D barkod alfabesi çok yüksek bir veri yoğunluğuna sahiptir. Bu sistem şuan akıllı cep telefonlarında sıklıkla kullanılmasının yanında dahili bir kamera sistemi sayesinde de kullanılır. Bunlar dışında PDF 417, Maxicode, Micro PDF 417, QR Code gibi başka 2D da kodlara yer verir. Günümüzdeki bilişimi takip eden TOSHİBA bu sisteme ayak uyduracak ve güncel teknolojiye uygun bir şekilde çalışabilecek olan B-FV4T cihazı kullanıma sunmuştur.

Çeşitli bağlantı şekillerinin varlığı, kullanımındaki kolaylık, eklentilerinin varlığı ile mürekkep koruyucu RİBON ve 203 DPİ – 300 DPİ çözünürlüğüne sahip olması, termal ve direkt termal baskı yöntemi, emülasyon seçeneklerinin bulunması düşük yazdırma maliyeti ve enerji tasarrufu diğer barkod yazıcılarından farklı olarak uzun ribonlarla çalışabilme kapasitesine sahip olmasından dolayı ribon tasarrufu da sağlıyor ve tüm bunlar sayesinde piyasadaki pek çok barkod yazıcı cihazlarından üstün bir duruma geliyor.

Kaliteli ve hızlı bir barkod sistemi kullanmak isteyenlerin tercih edebileceği kullanımı ve bakımı kolay B-FV4T cihazı sayesinde yoğun olan işler kolaylaşacak, verimlilik oranı artacaktır.

 

Keira Knightley

Güzel Oyuncunun asıl adı Keira Christina Knightley’dır. Oyuncu hayata 26 Mart 1985 tarihinfde İngiltere’nin Middlesex şehrinde açmıştır. İskoç ödüllü oyun yazarı ve eski aktrislerden olan annesinin adı Sharman Mcdonald, Tiyatro ve dizi oyuncusu olan babasının adı ise Will Knigthley’dir. Yıldız oyuncunun, Calep, Teddington, ve Middlesex adlarında 3 kardeşi bulunmaktadır.

keira knightleyÜnlü aktör, eğitimine Teddington Okulu’nda başlayıp, Esher Koleji’de devam etti. Okul yıllarında ajansa üye olan güzel aktör bu sayede 7 yaşından itibaren kamera karşısına geçme imkânı buldu.

Yıldız oyuncu 1993 yılında ilk kez, Royal Celebration adlı Tv filminde rol aldı.Ünlü aktörün asıl çıkışı Star Wars adlı film sayesinde gerçekleşti.

Yıldız oyuncunun bu güne kadar rol almış olduğu projeler; Star Wars Episode I: The Phantom Menace, Princess of Thieves, The Hole, Doctor Zhivago, Pure, Bend It Like Beckham,   Pirates of the Caribbean: The Curse of the Black Pearl , Love Actually, King Arthur, The Jacket, Domino, Pride and Prejudice, Pirates of the Caribbean: Dead Man’s Chest , Pirates of the Caribbean: At World’s End ,Silk, Atonement, The Edge of Love, The Duchess, A Dangerous Method, ve Anna Karenina gibi filmlerdir.

Yıldız oyuncu 2005 yılında Pride and Prejudice filmi sayesinde, En İyi Kadın Oyuncu dalında Akademi ödülünün sahibi olmuştur.

Yıldız oyuncu Rock Müzikçi James Righton ile hayatını birleştirdi.

 

Pırlanta

Elmas ile pırlanta farklı taşlar olarak bilinseler de aslında ikisi de aynı taşlardır. Elmas, pırlantanın kesilmemiş, ham halidir. Ham olan elmasın uzman kişiler tarafından kesilip, cilaya büründürülmesiyle de pırlanta meydana gelir. Günümüzde pırlanta, evlilik tekliflerinin vazgeçilmez ismi. Şıklığı, zarafeti, çekiciliği ve eşi benzeri olmayan güzelliği ile kadınların tek tercihi.
Aslına bakarsak pırlanta’nın hikayesi bundan yüzyıllar öncesine dayanıyor. Mısır’daki bir inanışa göre, sol elin dördüncü parmağında bulunan damar doğrudan kalbe ulaşıyor. İşte tam da bu yüzden olsa gerek ki bundan yüzyıllar önce Avusturya Arşidükü Maximilian, güzeller güzeli nişanlısı Burgonya düşesi Mary’e tam da nişanı sırasında bir tek taş yüzük hediye ediyor ve yüzüğü inanış doğrultusunda düşesin sol elinin dördüncü parmağına takıyor. İşte bu inanış yüzyıllar öncesinden başlayıp günümüze dek geliyor. Günümüzde de halen varlığını sürdürmeye devam ediyor.
Pırlanta, yıllara hatta yüzyıllara meydan okuyan zarafeti, kendine özgü çekiciliği ve göz kamaştıran görselliği ile günümüzde kadınların vazgeçemediği en önemli mücevherlerden bir tanesi. Aşk ve kalıcılığın simgesi olması da onu diğer mücevherlerden farklı kılan en önemli özelliklerden sadece biri. Yüzyıllar öncesinden günümüze gelmeyi başarabilen nadir mücevherlerden biri olan pırlanta güzelliği ve zarafeti ile olduğu kadar fiyatıyla da insanları etkilemeyi başarabiliyor. Günümüzde hemen her bütçeye göre pırlantalar mevcut. Yani değer verilen, özel olduğu vurgulanmak istenen her kadın kolayca pırlanta sahibi olabilir.
Pırlantada taşın boyutuna göre olan montür, yani taşın yerleştirildiği çerçevenin seçimi oldukça önemlidir. Doğru seçilen bir montür taşı daha büyük gösterirken yanlış seçilen bir montürde taş kendini gösteremeyebilir. Bu yüzden pırlanta yapımında montüre ayrı bir önem verilir. Bir pırlantanın fiyatını ise renk, kesim, ağırlık ve berraklık derecesi belirler.

Lamine Termal Etiketler

Etiket, piyasada satışa sunulan ürünlerin fiyatlanması amacıyla ya da ürün hakkında bilgilendirme yapmak amacıyla kullanılan bir kağıt türüdür. Termal yolla (ısı yolu ile) baskı yapan etiketlerden biri de Lamine termal (diğer bir ismiyle top) etikettir. Bu etiket türünde, barkod yazıcının kafasındaki termalin sıvılaşmasıyla baskı üretilir. Direkt termal yöntem adı verilen bu baskı sistemi sayesinde, baskı alınabilmesi için ribon kullanımına ihtiyaç kalmamaktadır. İşletmeler için ekstra bir masraf olarak görülen ribon ihtiyacı ortadan kalktığından etiketin işletmelere olan maliyeti ciddi oranda düşer.

Eco termal etikete kıyasla daha pahalı olmasına (yaklaşık %30 oranında daha pahalı olmaktadır), yapışkanlık ya da ağırlık olarak herhangi bir farkı olmamasına rağmen kullanım ömrü daha uzundur. İşletmelerde de kaliteli baskısı ve uzun kullanım ömrü sebebiyle tercih edilmektedir. Diğer termal etiketlerde kullanım ömrü 3 ay ile 6 ay arasında değişebilmekteyken, Lamine termal etiketin her iki yüzeyinde de bulunan koruyucu tabaka sayesinde kullanım ömrü 6 aydan 9 aya kadar çıkabilmektedir. Belirli kullanım ömrünü dolduran etiketlerde baskı zamanla uçar ve etiket üzerinde kendiliğinden kararmalar meydana gelir. Üzerinde bulunan koruyucu tabakaya rağmen, doğrudan güneş ışığı, alkol, nem, sıcaklık, yağ gibi etkenlere direkt olarak maruz bırakılmamalıdır.

Lamine termal etiket pek çok farklı alan ve sektörde tercih edilmektedir. Özellikle kullanım ömrü 6 ayı geçen ürünlerde lamine kullanımı özellikle tavsiye edilmektedir. Çoğunlukla gıda ürünlerinin etiketlenmesinde kullanılsa da, lojistik sektörü, tekstil sektörü, sağlık sektörü gibi alanlarda da kullanılmaktadır. Etiket piyasada belli ölçülerde ve kalitelerde bulunmaktadır. Fakat müşteri talepleri doğrultusunda, kullanılacak makine, kullanım alanı gibi özellikle göz önünde tutularak, buna yönelik ebatlarda ve kalitelerde etiket üretilmesi de mümkündür.

Toshiba B-EX4T1 Barkod Yazıcı

toshiba-ex4t1-barkodHayatımızı kolaylaştıran ürünleri hemen her yerde görebiliriz. Özellikle yazıcılar sayesinde hayatımız oldukça kolay bir hale gelmiştir. Özellikle her gün karşılaştığımız barkot sisteminde yazıcılar çok önemli bir yer tutmaktadır. Birçok farklı marka ve türde yazıcıları piyasada bulmak mümkündür.

Toshiba b-ex4t1 marka yazıcılar da pek çok işyeri tarafından güvenle kullanılmaktadır. Size sunacağı farklı hizmetler sayesinde işinizde önemli bir kolaylık sağlayacaktır. Ucuz maliyeti ve kolay ulaşılabilen servis imkanı sayesinde en ufak arızalarda bile rahatlıkla sorunu çözdürebilirsiniz.

Önemli bir özellik ise güç tasarrufu yapmasıdır. Stand-by teknolojisi sayesinde size de işlerinizde kaliteli hizmet sunarken aynı zamanda enerjiden tasarruf etmenizi sağlayacaktır. Kolay kullanımı makinenin bir başka tercih edilme sebebidir.