Rustik Dekorasyon Nedir?

Rustik Nedir?

Köy evi ya da köy görünüşü veren, kırsal

 Dekorasyon?

Bir yeri süsleme ve dekor yapma işidir.

Rustik Dekorasyon?

Süsleme yapılacak yerin köy yaşamına uygun malzeme ve köy yaşamını andıran şekilde düzenlenmesidir.

İmkânların sınırsız olduğu günümüzde birçok dekorasyon çeşidi vardır. Dekorasyonu yapılacak yerin sahibi kendi zevk ve arzularına göre seçim yapabilir. Rustik dekorasyon doğayı modern tarzla birleştirmektir. Rustik tarzın daha çok görüldüğü yerler Avrupa’da bulunan evlerdir. Fakat farklı ülkelerde de yayılmaya başlamış bir tarzdır.

Rustik Dekorasyonda Dikkat Edilmesi Gerekenler

Rustik dekorasyonun merkezinde doğallık vardır. Minimalist yaşam tarzıyla bağdaştırılabilir. Peki ya minimalizm nedir?

Minimalizm: Hayatı sade ve en basit haliyle yaşamadır. Bu nedenle evinizi rustik tarzda dekore etmek istiyorsanız işiniz hiçte zor değil. Şimdilerde sürekli katlanarak artış gösteren tüketim sevdası hem sonu gelmeyen bir hırsa hem de istediğini gerçekleştiremediği zaman depresif karaktere bürünen bireylere yol açıyor. Oysa mutlu olan çoğu insan gözlendiğinde sade bir yaşam tarzı benimsediği görülür. Bu sadeliği renklerin doğal tonlarında ve en önemlisi toprak rengi ve tonlarında bulmanız mümkün. Yalnız bu renkler koyu tonlar olduğundan dekore edilen yerin boğulmamasına ve aydınlık olmasına dikkat edilmelidir. Doğada bulunan malzemeler doğaya zarar vermeden alınıp dekore edilecek yer için kullanılır hale getirebilir. Bu tarz evlerde döşemeler zeminden tutun da tavana kadar ahşap yapılmaktadır. Yalnız dikkat edilmesi gereken bir husus da eskilerin izini dekore edilecek yere taşımaktır. Eski yılların izlerini modern tarzda dekore edilecek yere uyarlamak rustik dekorasyonun en başarılı örneklerinin verilmesini sağlar. İşlenmemiş malzemeler de bu dekorasyonun bir diğer püf noktasıdır.

Rustik Dekorasyon Parçaları Nelerdir?

Mumlar, etnik desenli ve ağaç detaylı mobilyalar veya deri koltukluklar da olabilir. Sandalye ve koltuk üstlerinde desenli battaniye veya örtüler, ahşap malzemeden tavan ve zemin, işlenmemiş ağaç malzemeden yatak başlığı, taş duvarlar veya kabartma görünümü veren duvar kağıtları, hasır stor perdeler, çiçek ve kozalaklar vb. doğaya ait şeyler ve kilim desenli sandalye, minderler ve bakır cezve gibi…

Çıplak Gözle Görebileceğimiz Yıldızlar

Yıldızlar geceleri gökyüzüne baktığımızda görünen parlak cisimlerin en kalabalık olanlarıdır. Gökyüzünde bulunan yıldızlar farklı boyut ve parlaklığa sahiptir. Boyut ve parlaklıkları uzaklık ve büyüklüklerine bağlıdır. Aysız ve berrak bir gecede yıldızların görünürlüğü artar ve görünür yıldızların sayısı yaklaşık 7.000 tanedir. Büyük Ayı, Küçük Ayı ve yine burç kuşaklarına adını veren İkizler, Akrep, Balık vb. pek çok takımyıldızı vardır. Yıldız sanılan takımyıldızı üyelerinin arasında galaksi olanlar da bulunur.

Çıplak Gözle Görülen Yıldızlar

Sirius

Gece gökyüzünün en parlak yıldızıdır. Özellikle çok pırıltılı bir şekilde rahatlıkla görülür ve bu parlaklık “çok çok yakın” algısı uyandırıyor. Sirius, 8.6 ışık yılı mesafe ile Güneş’e yakınlık bakımından yedinci sıradadır.

Canopus

Güneş hariç, Sirius’tan sonra gökyüzündeki en parlak ikinci yıldızdır. 0.72 kadir parlaklığı vardır. Canopus bir güney yarım küre yıldızıdır.

Arcturus

Gökyüzündeki en parlak dördüncü yıldızdır. Parlaklığının sebebi, dünyaya yaklaşık 36.5 ışık yılı yakın ve dev yıldız olmasından da kaynaklanıyor.

Capella

Tek bir yıldız değildir. Birbirinin çevresinde dönen iki sarı yıldızın olduşturduğu yıldız sistemidir.

Rigel

Kış aylarında rahatça görülür ve Avcı (Orion) Takımyıldızı’nda yer alır ve çok parlaktır. Aynı zamanda Dünya’ya ile arasında devasa bir uzaklık bulunuyor.

Procyon

Güneş’in 1.4 katı büyüklüğe sahip ve F tipinde bir yıldız olarak bilinir. Kütlesi çok fazladır bu ışıma gücü olarak Güneş’ten 7 kat daha fazla olmasının nedenidir.

Achernar

Gece gökyüzünde gördüğümüz en parlak yıldızlardan birisidir ve görünen yıldızlar sıralamasında yer 9. sırada yer alıyor.

Betelgeuse

Orion takımyıldızında yer alır. Yıldızın kütlesi, Güneşten yaklaşık olarak 15 kat daha fazladır.

Vega

Güneşten yaklaşık 2.1 kat daha fazla olan kütlesiyle bir anakol yıldızıdır.

Bitcoin Alım-Satım İşlemleri

Son yıllar da tüm dünyayı etkisi altına alan ve birçok insan tarafından oldukça ilgi gören bitcoinler ile ilgili kafası karışık olanda birçok insan var. Öncelikle Bitcoin alım satım işlemleri konusunda birçok insanın çekincesi ve endişesi bulunmaktadır. Bu çok normaldir. Sonuç olarak bu iş para ile yapılan bir iş olduğundan yanlış olarak yapılan bir hamle oldukça ciddi maddi zarara neden olmaktadır. Bu piyasaya girip para kazanmak için yapmanız gereken ve bilmeniz gereken birkaç işlem vardır.

1.Önemli Kripto Para Borsalarından Hesap Açmak

Bugüne kadar hisse senetleri ve değeri kağıtlardan dolayı borsa sözcüğüne oldukça aşinayız. Borsa son yıllar da bitcoinin hayatımıza girmesi ile daha da fazla hayatımıza girdi. Bitcoin üzerinden yatırım yaparak, para kazanabilmeniz için öncelikle sağlam ve yasal bir borsada hesap açmanız gerekmektedir.

2.Bilgi Sahibi ve Sürekli Takipte Olun

Kulağa son derece basit bir işmiş gibi gelse de son derece dikkat gerektiren bir iştir. Kesinlikle iyi araştırılmalı ve mutlaka işin incelikleri iyi öğrenilmelidir. Daha sonrasında piyasalar iyi takip edilmeli ve iyi gözlem yaparak istatistikler iyi yorumlanmalıdır.

3.İstatistikler Yorumlamayı Öğrenin

Bitcoinler ile yatırım yaparak para kazanmanın temeli alım satım yapmaya bağlı, doğru alım satım yapabilmekte bitcoinlerin, fiyat istatistiklerini takip ederek iyi yorumlamaktan geçer. Alım satım yaparken en önemli işlem hangi bitcoinin alınması gerekeni istatistiklerden çıkarımda bulunarak seçmektir. İstatistikler bu konuda son derece kılavuz niteliğindedir.

II.Dünya Savaşı Türk Endüstrisi

Türkiye Endüstrisi

Cumhuriyetin ilk yıllarında, Osmanlı Devleti zamanından kalma borçlar yüzünden ve savaştan yeni çıkmasından ve yeni kurulmasından dolayı geride kalmış bir ülke olan Türkiye Cumhuriyeti’nin endüstri oluşturacak kadar birikmiş bir sermayesi yoktu. Bu sebeple ilk zamanlar tarımla geçilmiş ancak İzmir İktisat Kongresi ile birlikte endüstrinin geliştirmesi yönünde adımlar atılmıştır. 1930 ile beraber her 5 yılda bir kalkınma planı ve sanayi planı yapılmasına karar verilmiştir.

  1. Dünya Savaşı Türk Endüstrisi
  2. Dünya Savaşı’na kadar biraz normale dönen Türkiye endüstrisi, savaşın başlaması ile birlikte tekrar bozulma sürecine girmiştir. Üstelik Türkiye savaşta yer almamasına rağmen savaşa girmiş kadar ağır yara almıştır. Ekonomi ve endüstri günden güne erimeye başlamıştır.

Ülkede eli silah tutan ne kadar erkek varsa hepsi silahaltına alınmıştır. Bu da endüstride iş gücünün kaybolmasına neden olmuştur. Sıkıntılardan bir tanesi de kaynak yetersizliğidir. Tüketim çok kaynak yok. Talep çok arz yok. Bu şekilde oluşan tezat yüzünden ülkede enflasyon artmıştır. Oluşan bu olumsuz koşullardan dolayı, uygulanması gereken 2. 5 yıllık Kalkınma Plânı da uygulanamamıştır.

Savaşa girmemesine rağmen endüstrisi savaşa girmiş gibi çöken Türkiye Cumhuriyeti, savaştan 5 yıl sonra endüstrinin yaygın hâle gelmesi için Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nı kurmuştur. Bundan sonra da ülkede bulunan yeraltı kaynaklarının işlenmesi için sırasıyla Makine Kimya Enstitüsü, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı ve Türkiye Kömür İşletmeciliği kurulmuştur.

Elektronik Aletlerde Kaçak Olur Mu?

Elektronik ürünler şimdilerde hayatımızın vazgeçilmez haline gelmiş durumda. Bu vazgeçemediğimiz elektronik cihazlar hayatımızı kolaylaştırmakla kalmayıp hatta dostumuz arkadaşımız olmaya başlamaktadır. Hayatımıza bu denli girmekte olan elektronik cihazların belirli kullanım şartları bulunmaktadır. Elektrik enerjisi ile çalışan bu elektronik cihazlar kullanım şartlarına dikkat edilmediği takdirde ölümcül kazalara neden olabilmektedir. Bunların başında ise elektronik cihazlarda akım kaçakları yer almaktadır.

Elektronik Aletlerde Akım Kaçağı Nedir?

Elektrik enerjisi, elektronların (buna akım denmekte) iletken bir tel üzerinden bir uçtan bir uca iletilmesi ile oluşmaktadır. Şebeke elektriğinde ( Evlerde kullanılan elektrik enerjisi ) bu iletimi sağlayabilmek için 1 faz ve 1 nötr hat tanımlanmıştır. Faz, yüklü hat olarak bilinmektedir. Şebeke elektriği için bu yük etkin 220 V ( volt ) değeridir. Normal olarak çalışan bir elektronik cihaz şebeke elektriğini alır ve devrede dolaştırarak nötr hattına verir. Burada faz ile nötr arasındaki potansiyel farkı ( 220 V ) kullanmaktadır. Akım kaçağı durumunda ki bu istenmeyen bir durumdur faz hattı ile cihazın gövdesine, genelde elektrik enerjisini ileten metallere teması sonucu cihazın gövdesine akım kaçağı olmaktadır. Bu durumda kullanıcı cihazın gövdesine dokunduğunda elektrik çarpılması ile karşı karşıya kalabilmektedir.

Akım Kaçağından Korunmanın Yolları Nelerdir?

Akım kaçağından korunabilmek için cihazları çalışma koşulları dışında kullanmamak gerekmektedir. Örneğin bir X cihazını çalışma sıcaklığı -10 ile +50 derece arasında ise bu cihazı 50 derecenin üzerinde kullanıldığında gövdeye kaçak olmasını engelleyen malzemelerin ( vernik, boya, reçine vb.) bu sıcaklıklarda erimesi sonucu kaçak olması kaçınılmaz olacaktır. Başka bir faktör ise kalitesi tescillenmiş ürünleri tercih etmek diğer sıradan ürünlere göre bu riski daha aza indirecektir.

Refinansman Kredisi

Refinansman kredisi, daha önceden o günün şartlarına göre kullanılmış olan bir kredinin, daha sonra başka bir bankadan kredi kullanılarak kapatılması ve yeni kredi kullanılan bankaya borçlanılması anlamına gelir.

Refinansman Kredisi Kullanımı

Sürekli değişen piyasa koşullarında bankalar rekabet halinde oldukları için müşteri kazanabilmek amacıyla sürekli kampanya yapmak durumundadır. Ayrıca Merkez Bankası da faiz indirimine gidebilmekte ve kredi faizleri aşağıya çekilebilmektedir. Müşteriler de daha önceden yüksek oranlarla kullanmış oldukları kredileri daha düşük faiz oranı veren bankalara taşımak isteyebilmektedirler. Bu sebeple de tüketiciler bunu sağlayabilmek amacıyla diğer bankalardan refinansman kredisi kullanırlar.

Refinansman kredisi sadece mevcut kredinin daha düşük oranlı başka bir kredi ile değiştirilebilmesi değildir. Aynı zamanda tüketiciler daha önceden kullandıkları kredileri ödemekte de zorlanıyor olabilirler. Bu durumda kişiler mevcut kredilerini de yeniden yapılandırma kapsamına sokabilirler.

2016 Yılı Sonu ve 2017 Yılı Başındaki Yasal Düzenlemeler

Daha önceden altmış ay vadeli olarak kullanılabilen krediler 2014 yılında yürürlüğe giren bir kararla otuz altı aya çekilmişti. Ancak kredilerin otuz altı aya çekilmesi ile başlayan süreçte kullanılan kredi oranında düşüş olması ve ihtiyaç kredisi kullanacak kişilerin ödeme zorlukları yaşamaya başlamaları ile birlikte bu süre Ocak 2017 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren bir kararla tekrar artırılmış ve otuz altı ay olan kredi vade süresi kırk sekiz aya yükseltilmiştir. Kredi vadelerindeki bu değişiklikle birlikte finans kuruluşları refinansman kredilerine yeniden yoğunluk vermeye başlamış ve düzenledikleri kampanyalarla tüketicileri refinansman kredisi kullanmaya çekmeye çalışmışlardır.

Kasım 2016’dan itibaren de bankalar tüketicilerin banka sicillerini etkilemeyecek bir düzenlemeye giderek tüketicilerin mevcut tüm borçlarının yetmiş iki aya kadar yeniden yapılandırmalarına olanak sağlayan düzenlemeye gidilmiş ve tüketicilere refinansman kredisi sunmaya başlamışlardır.

1 2 3 8